Sayfalar

20 Ağustos 2014 Çarşamba

İyi ki Yapmışlar Kavimler Göçünü

Globelleşen bu Dünya’da seni görene kadar,
Doğu batı sentezinin kıvamını tutturamamış bir insandım ben.
Sonra işte olanlar oldu, senlendim ben.
Yıkıldı bütün modern çağın teknolojileri.
Ne boşmuş şu saniyeye kadar yaşadığım devir, devran.
İyi ki yapmışlar kavimler göçünü diyorum içimden.
Sonra biraz susuyorum.
Biz seninle kar yağarken şemsiye kullanan insanlardan olmayalım,
Olur mu?

Kronolojik bir hastalığım var kalbimde uzun zamandır.
Adı sen.
Dün sen, bugün sen, yarın sen…
Sen koleksiyonu topluyorum yaşadığın zamanlardan.
Kitaplar okuyor, müzikler dinliyor, filmler izliyorum.
Hiç birinde bulamıyorum seni.
Bilmene gerek yok yine de sana olan aşkımı, diye düşünüyorum.
Bilsen belki gidersin, bilsen belki gelirsin.
Ama sanırım böylesi iyi.
Şiirlerde kal, buradan gidemezsin...


                                                                                       Samet Öz

20 Temmuz 2014 Pazar

                                               Yapma böyle diyor Attila İlhan.

Bursa’nın Arap Şükrü sokağı şemaları…
Bir klarnetten düşen gözyaşları kulağıma damlıyor, oradan kalbime süzülüyor.
Sağıma soluma bakıyorum sen yoksun.
Yükseliyor ruhum Yenişehrime doğru.

Sana doğru gelmek istiyorum sevgilim.
İçim ürperiyor, ya evden yoksan?
Ne güzel yazmış Cemal Şafi, bestelemiş Orhan Gencebay.
Seni bilmem ama bence o şarkıyı en güzel söyleyen Haluk Bilginer.

Özür dilerim, rahatsız etmek istemezdim yokluğunu
Ama bu aralar her şeyden bir sen çıkartabiliyorum.
Ya yeni bir süper gücüm oldu ya da ölüyorum.
Bu duyguyu hatırlayamıyorum.
Hangisi sence?
Bence özgürlük senin avuç içlerinde…

Ölümün birden olacak, seziyorum
Yapma böyle diyor, Attila İlhan.
Etrafta hala klarnet sesleri,
Yüzün sonu olmayan bir dua.
Ah ölümüm senden olsa keşke diyorum.
Belki cennetine girerim…


                                                                                             Samet Öz